
Neden banyo ısıtıcılarının bronzlaştırma cihazları gibi hissettirmemesi gerekiyor?
Çoğu kızılötesi lamba, ışığı her yöne yayar. Bu ışık oldukça yoğundur ve gözleri rahatsız eder. Dürüst olmak gerekirse, bu durum banyolar için pek uygun değildir. Evler için bu tür cihazları tasarlarken, özellikle bebek sahibi ebeveynler için, ne kadar çok ısı üretebileceğimizi düşünmek yerine ışığın kendisine odaklanırız.
Kimse, sorgu odasındaki gibi hissettiren bir ısıtıcı istemez. Sadece sıcaklık hissetmek yeterlidir.
Gözleri rahat tutmak
Standart kısa dalga lambaları çok miktarda görünür ışık yayar. Bunu önlemek için özel kaplamalar veya filtreli kuvars tüpler kullanılır. Bu sayede keskin mavi ışık ve parlak beyaz ışık engellenir. Bunun yerine lamba uzun dalga kızılötesi ışık yayar. Böylece ısı doğrudan cilde ulaşır ve çevredeki havayı ısıtmaz. Işık daha yumuşak kalır. Bu da henüz gelişmekte olan ve aşırı parlaktan dolayı hızla yorulan bebekler için çok daha iyidir.
Buharla başa çıkmak
Banyolar, elektronik cihazlar için adeta işkence odası gibidir. Nem ve buhar nedeniyle cihazlar hızla bozulur. Bunu önlemek için her şey su geçirmez ve IP sertifikalı kapsamlar içine yerleştirilir. İçeride halojen içeren kuvars tüpler kullanılır. Halojen, lambanın birkaç hafta içinde yanmasını engeller ve böylece lambanın uzun süre çalışmasını sağlar.
Ayrıca reflektörün şekli üzerinde de çok zaman harcadık. Reflektör, tüm ısının doğrudan kişiye yönlendirilmesini sağlar; böylece lambanın kendisi soğuk kalır. Kimse havlu alırken elinin yanmasını istemez.
Tercihler arasındaki denge
İşin kötü yanı şu: Işığı filtrelediğinizde verimlilik biraz azalır. Lamba “şeffaf” olmadığı için hemen o kadar yoğun bir ısı hissi vermez. Aynı rahatlığı elde etmek için lambanın biraz daha uzun süre çalışması veya daha yüksek güçte olması gerekebilir.
Bir uyarı: Eğer 600W ile 1000W arasında güçte lambalar kullanacaksanız, kablolarınızı mutlaka kontrol edin. Kesici devreyi tetikleyerek soğuk duş altında kalmak istemezsiniz.